31/7/2007
YOL ÖYKÜCÜSÜ
Yol öykücülerine takılıyorum yıllardır. Yıllardır köylerden, yol kenarlarından geçerler, farkında mı değiller ne, hepsi aynı çocukla röportaj yapar. Çocuğun durumunda aslında o kadar trajik bir boyut yoktur.Yani o sabah her zamanki saatte kalkmıştır, annesi ekmek yapmaya, babası tarla sürmeye, kardeşleri de diğer işlere yardıma koyulmuşken, koyunların başına geçmiş, sakin sakin otlatmaktadır onları, ama bizim yol öykücüsü girer birden araya o buğulu sesiyle ona bilmediği dünyayla ilgili sorular sorar ve çocuğun kafasını allak bullak eder. ‘’Mehmet peki sen bilgisayarın olsun ister miydin?’’ ‘’Mehmet, peki Tatilya nasıl bir yer hiç gördün mü?’’ ‘’ Mehmet, peki sen...?’’ Aaa yeter ama!
Bir keresinde Mehmet, benzetti bunu...Pentagram konserinde, Mehmet’i yakaladılar yine, su satıyor yavrucak. ‘‘Merhaba Mehmet, bugun okula gitmedin mi?’’
‘’Yoh, su satmaya geldim, öğretmenimden izin aldım’’
‘’Peki sevdin mi Pentagram’ı?’’
Mehmet’in umrunda değil Pentagram ama çaresiz ‘’Evet’’.
‘’Ne güzel di mi? Keşke hergün Pentagram gelse, hep burada onları dinlesen’’ dedi densiz öykücü.
‘’Hergün buraya gelsem, hergün öğretmenimden izin alsam, bohu yerim.’’
Bu kısmı örtbas etmeye çalıştı öykücü birden, program akışında bu planlanmamıştı çünkü.
Konuşmanın ardından arabalarına binerler, ayrılırken el sallarlar Mehmet’e ağır çekimde, Al Yazmalım Selvi Boylum melodisi eşliğinde buğulu bir sesle trajedinin bokunu çıkarırlar: ‘Mehmet’e hoşçakal diyoruz, arkamızdan el sallarken umut dolu gözleri kal der gibi bakıyordu, hoşçakal Mehmet, yüreğindeki sevgiyle kal, umutla, barışla kal. Biz seni hiç unutmayacağız’’ Dın dırı dırım dırı dırım dın dırıdırırım...
Biz bu etkiyle ağlamaklı olurken Mehmet, slow motion dan çoktan çıkmış, koyunlarına hööö hööö diye yön vermeye başlamıştır, akşam eve gittiğinde de ‘’Baba biliyor musun? Bugun beni yine televizyona çektiler ‘’ der.
‘’Lan artiz mi olacan başımıza’’ diye bir tokat yer babasından.
‘Ben mi yaptım baba, ‘’Bamteli’’ yle Şoray yüzünden ya, ne vuruyorsun?’’
Başka birgün Mehmet babasına ‘’Baba neden benim bilgisayarım yok’’ dediği için yemiştir aynı tokatı.
Yol öykücüleri fazlasıyla bunaltmıştır Mehmetleri, yetti gayrı.
0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!