<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>MAAİLE GEYİK</title>
        <description>BY JOY_SORROW</description>
        <link>http://joysorrow.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 13:34:19 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>HİÇ UNUTMAM</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/hic-unutmam_4360812.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/hic-unutmam_4360812.html</guid> 
            <description>

&lt;p&gt;Herkesin bir
hikayesi vardır. Bugün bayram! Erken kalkalım tamam, giyelim en güzel
giysilerimizi tamam, elimizde taze kır çiçekleri, üzmeyelim annemizi bu da
tamam. Ama ne olur eski bayram hikayeleri anlatmayalım birbirimize&amp;#8230;Ne olur TV
programlarında ünlü konuklara, unutamadıkları bayram hikayelerini sormayalım&amp;#8230;Annemin
sabahın köründe ayağa dikmelerini, bayram yemeğinin akabinde hiçbir zaman
bozulmayan sırayla akraba ziyaretlerini, bir türlü mantığını anlayamadığım el
öpmeleri, eve gelen misafirlere şeker kolonya tutulurken çocuk misafirlerin
kafalarına kolonya dökmeleri, o çocuğun gözüne kaçan kolonya yüzünden ağlamaya başlamasını,
bir tane şeker alan misafire ikinciyi alması için yaptığımız baskıları, tam
bitti derken bir diğer ziyaretçi takımının damlamasını, bazen bütün ayrı
takımların sözleşmişçesine aynı anda eve akın etmelerini unutmam ne mümkün&amp;#8230;Eski
Ramazanlar&amp;#8230;Biliyoruz, başkaydı&amp;#8230;Vallahi biliyoruz&amp;#8230;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Unutmadığınız bayram
hikayeniz? Evet tabii, şimdi eski bayramlar başkaydı tabii&amp;#8230;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Unutmadığınız bayram
hikayeniz? Kalmadı eski Ramazanlar!&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Unutamadığınız
bayram hikayeniz? Yeni alınan kırmızı ayakkabımı yastığımın başına koyup uyumuştum.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Unutamadığınız
bayram hikayeniz? Milli mi, dini mi?&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 12 Oct 2007 19:36:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SÜNEPE VE ÇOCUK</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/sunepe-ve-cocuk_3838196.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/sunepe-ve-cocuk_3838196.html</guid> 
            <description>
      &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Paylaşıldıkça çoğalan tek şey sevgi değildir, hatta hiçbirşeydir.Paylaşınca artmak diye bir bir şey matematiksel olarak mümkün değildir. Mitoz bölünmede bile bölünen hücreler çoğalmıyor, sadece aynı kalıyorken kim inanır sevginin çoğaldığı saçmalığına canım. Bir saniye bir saniye...Paylaşıldıkça çoğalan bir şey geldi aklıma galiba. Ama o da çoğalmıyor aynı mitoz bölünme gibi, aynısından birçok yerde aynı büyüklükte oluyor. O da Fatih Ürek&amp;#8217;in poposu. Benimle paylaşanlar oldu, benim paylaştıklarım oldu, ondan öncekiler ve sonrakiler de olmuştur illa ki. Ama ne oldu? Soruyorum ne oldu? Büyüdü mü popo? Hayır, inceledim milim milim, ölçüler aynı kardeşim. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Paylaşmayı sevmiyorum ben...Hayat bana paylaşmamayı öğretti. Daha çocukken apartmanın diğer çocuklarıyla paylaşım yapardık, herkes kendi evinden elma, portakal, kek, pasta getirir piknik yapardık bahçede. Birinci katın kızı Eda, evet adı Eda&amp;#8217;ydı, hiç unutmam, benimkileri önce açtırır, silip süpürdükten sonra annem çağırıyor bahanesiyle&amp;nbsp; kendi getirdiklerini toplar giderdi. Bunu çok kere yedim, Eda&amp;#8217;nın getirdiklerini değil, bu numarayı yani...Çocukluğum Eda&amp;#8217;nın getirdiklerini yediğimi tahayyül etmekle geçti. Hiç öğrenemedim. &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çocukken sünepeydim. İspatlayamam...Elimde delil yok. Çocukluğuma dair tek bir fotoğrafım bile yok. Bir zamanlar çocuk olduğumu bile ispatlayamıyorum. Bir insan ayn.. ( &lt;a href=&quot;http://joysorrow.blogcu.com/sunepe-ve-cocuk_3838196.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 09 Aug 2007 13:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BAKKAL DEFTERİ</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/bakkal-defteri_3765406.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/bakkal-defteri_3765406.html</guid> 
            <description>
     &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 

&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bizde esnaf olmak biraz kolay mı ne sanki ya da
esnaf olma bilinci henüz uyanmamış mı insanlarımızda bilemiyorum. Esnaf olmanın
püf noktasının sabah erkenden kepengi açıp, sabah bereketini kaçırmamak
olduğunu söylemişti küçükken annem bana, benim esnaf olacağım ihtimalini mi
düşünmüştü de bunu söylemişti bilmiyorum ama annemin diğer bütün özlü sözleri
gibi bu da kaldı aklımda. Kepengi erkenden açmayı bırak, gün içinde bir
bakkalı, bir ayakkabı tamircisini, efendime söyleyeyim (efendi ile de neden
konuşulur laf aralarında anlamam) bir terziyi dükkanında bulabilmemiz ne
mümkün. Ne zaman bakkala insem kapıya yapıştırılmış eğreti bir kağıt parçası
karşılıyor beni: Namazdayım, gelicem...Karşı dükkandayım, on dakkaya
geliyorum...Cenazedeyim...&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Uzunca bir süre bunu bir eğlence&amp;nbsp; haline&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; getirip acaba bugün ne&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
yazdı bakkalım&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;kapısına diye merakla.. ( &lt;a href=&quot;http://joysorrow.blogcu.com/bakkal-defteri_3765406.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 02 Aug 2007 15:05:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BOKTAN MESELELER</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/boktan-meseleler_3760623.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/boktan-meseleler_3760623.html</guid> 
            <description>
    &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu kadar boktan şey mi olur dediğim bir şey öğrendim bugün. Midem kalktı, ki benimki&amp;nbsp; geniştir, yemekte kıl çıksa ayrı servis yapılsın şunlar diyecek kadar. Ona pes, buna pes dedim ama buna yuh da desem az kalır, ne desem hiç kalır, yok kalır.Bok sever diye bir kitle de olabilirmiş ya pes ötesi, yuh ötesi, iğrenç ötesi, ötesi ötesi ve ötesi...&amp;#8217;&amp;#8217;Hadi canım&amp;#8217;&amp;#8217; dedim inanmadım söyleyen arkadaşıma (bkz.Kirpicik), sitesi olduğunu söyledi, baktım, hakikaten küfürlerimize malzeme olan, bildiğimiz boku yiyor adamlar, hem de öyle iğrene iğrene de değil ha,&amp;nbsp; ayıla bayıla. Sitenin adını zikretmek istemiyorum ve hatta mümkünse hafızamdan tamamen silmek istiyorum görüntüleri.Lanet olsun yapamııyoorummmm! &lt;/p&gt;  &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Benden midesiz çıktı arkadaşım, gecenin bir yarısı bu görüntüleri sayesinde gördüğüm yetmiyormuş gibi bir de &amp;#8216;&amp;#8217;Düşünsene böyle sevgilin olduğunu, hiç tuvalet kağıdı masrafın olmaz&amp;#8217;&amp;#8217; diye olaya mizahi bir boyut kattı...Neymiş, tuvalete bile gitmeye gerek kalmazmış, yalar, yutar, parlatırmış. Tuvalet kağıdının yapamadığını yapacak yani. Hey Allahım millet gecenin bu yarısında msn uzerinden sanal sekse bile geçmiştir, bizim ettiğimiz muhabbete bak, ne boktan!    
.. ( &lt;a href=&quot;http://joysorrow.blogcu.com/boktan-meseleler_3760623.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 02 Aug 2007 01:40:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YOL ÖYKÜCÜSÜ</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/yol-oykucusu_3745983.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/yol-oykucusu_3745983.html</guid> 
            <description>
     &lt;p&gt;Yol öykücülerine takılıyorum yıllardır. Yıllardır köylerden, yol kenarlarından geçerler, farkında mı değiller ne, hepsi aynı çocukla röportaj yapar. Çocuğun durumunda aslında o kadar trajik bir boyut yoktur.Yani o sabah her zamanki saatte kalkmıştır, annesi ekmek yapmaya, babası tarla sürmeye, kardeşleri de diğer işlere yardıma koyulmuşken, koyunların başına geçmiş, sakin sakin otlatmaktadır onları, ama bizim yol öykücüsü girer birden araya o buğulu sesiyle ona bilmediği dünyayla ilgili sorular sorar ve çocuğun kafasını allak bullak eder. &amp;#8216;&amp;#8217;Mehmet peki sen bilgisayarın olsun ister miydin?&amp;#8217;&amp;#8217; &amp;#8216;&amp;#8217;Mehmet, peki Tatilya nasıl bir yer hiç gördün mü?&amp;#8217;&amp;#8217; &amp;#8216;&amp;#8217; Mehmet, peki sen...?&amp;#8217;&amp;#8217; Aaa yeter ama! &lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bir keresinde Mehmet, benzetti bunu...Pentagram konserinde, Mehmet&amp;#8217;i yakaladılar yine, su satıyor yavrucak. &amp;#8216;&amp;#8216;Merhaba Mehmet, bugun okula gitmedin mi?&amp;#8217;&amp;#8217;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#8216;&amp;#8217;Yoh, su satmaya geldim, öğretmenimden izin aldım&amp;#8217;&amp;#8217;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#8216;&amp;#8217;Peki sevdin mi Pentagram&amp;#8217;ı?&amp;#8217;&amp;#8217;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Mehmet&amp;#8217;in umrunda değil Pentagram ama çaresiz &amp;#8216;&amp;#8217;Evet&amp;#8217;&amp;#8217;.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;#8216;&amp;#8217;Ne güzel di mi? Keşke hergün Pentagram gelse, hep burada onları dinlesen&amp;#8217;&amp;#8217; dedi densiz öykücü.&lt;/p&gt;  </description>
            <pubDate>Tue, 31 Jul 2007 17:28:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SEKS VE AKIL</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/seks-ve-akil_3737786.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/seks-ve-akil_3737786.html</guid> 
            <description>



&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cinsel hayatın iyi gitmesiyle övünmek bir gelenektir
ülkemizde. Bu, ya övünecek başka birşeyimiz olmadığındandır, ya da cinsel
hayatımızın berbat olmasından. Durumu farklı göstermek gurur meselesidir,
elalemin ağzına sakız olunur nedense, sevişemiyorsan, az sevişiyorsan ya da iyi
sevişemiyorsan. Her nedense yine, diğerlerinin cinsel hayatları bizi de
ilgilendirir. &amp;#8216;Anlatsana ne oldu&amp;#8217; diye sorulması&amp;nbsp; sıradan bir hal almıştır&amp;nbsp;
ve cevaplamaya utanan kişinin konuşmanın ilerleyen dakikalarında almış
başını gidiyor olması bilindik bir durumdur. Bu konuda kalıcı bir hafızaya da
sahiptir insanlarımız, hiçbirşeyi hatırlamadığı kadar iyi hatırlar fi tarihinde
seviştiği bir kadının orgazm repliklerini, zaman zaman saygıyla yad eder &amp;#8216;&amp;#8216;Ne
kadındı Mücella beeh!&amp;#8217;&amp;#8217; Mücella o esnada başka bir yerde yatak üzerinde en
salaş halleriyle bağdaş kurmuş diğer salak kızlara &amp;#8216;&amp;#8217;İğrennççtiii&amp;#8217; şeklinde
sunmaktadır olayı. Kazara o kızlardan biri, o erkeklerden biriyle bir yerde
çakışır ve kazara konu Mücella ile şu diğer çocuğun seviyesiz ilişkisine
gelirse işte o zaman fiyasko. Şu diğer çocuğa bir isim bulmalı aslına ama ya,
neyse...&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tabii
ki benim de cinsel hayatımda sorunum yok, asla, olamaz, kabul etmiyorum!
Sevişebiliyorum, sık sık, çok, iyi, evet bu, böyle, evet evet...Neden öyle
bakıyorsunuz? Şüpheniz mi var?&lt;/p&gt;

</description>
            <pubDate>Mon, 30 Jul 2007 12:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DÜŞÜN DÜŞÜN BOKTUR İŞİN</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/dusun-dusun-boktur-isin_3734223.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/dusun-dusun-boktur-isin_3734223.html</guid> 
            <description>
     &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Geçen National Geographic&amp;#8217;te gördüm, biz ailecek o kanalı izleriz de hep, bütün diğer konu komşu, civar mahalle ve köyler gibi yani, çiftleşme dönemlerinde&amp;nbsp; bir çeşit maymunların popoları kızarırmış, diğer erkek maymunlar da ona göre yanaşıp o bayan maymunla çiftleşirlermiş...Ne saygılı hayvanlar dedim kendi kendime, hatta sürü dışından bir maymun geldi, henuz kızarmamış bir dişi maymuna tecavüze yeltendi, sürü başının bir koşması ve kızı kurtarması vardı ki, namus kavramları da pek gelişmiş diye düşündüm, dişi maymun da halinden memnun görünüyordu gerci, sürü başı işgüzarlık etti ya neyse. Bir daha düşündüm sonra, eh düşündürücü programlar bunlar düşünmek lazım di mi, hakkını vereyim dedim düşündüm de düşündüm, bizim neden bir yerimiz kızarmıyor çiftleşme dönemimizde diye sorguladım, bakın düşürken sorgulayabilme de yapabiliyorum.&amp;#8216;&amp;#8217;Yüzüm kızarıyor benim&amp;#8217;&amp;#8217;dedi bir arkadaşım, benimki kızarmıyor dedim kendi kendime, çiftleşmeden sonra belki ama olsun, gayet görünen bir yer, mantıklı diye düşündüm bir kez daha. Maymunlarla benzeşiyoruz hakikaten, kızarmaksa kızarmak, tecavüzse tecavüz, namussa namus...&amp;#8217;&amp;#8217;Biz maymunlardan geldiysek neden hala maymun var&amp;#8217;&amp;#8217; dedi&amp;nbsp; şu yüzü kızaran arkadaşım, daha gelecekler var demek ki, düşünmem lazım...&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Maymunlarda kahvehane muhabbetleri yok ama, seyrettim yoktu yani, biz de olsaydı aynı durum, kahve ahalisi &amp;#8216;&amp;#8217;gördün mü lan saat 5 te geçen Cemile&amp;#8217;nin çiftleşme dönemi gelmiş&amp;#8217;&amp;#8217; şeklinde duyurulurdu. Adam sendeci şu maymunlar, kimin çiftleşme dönemi gelmiş, aldırmıyorlar, aralarında konuşmuyorlar, dünya yansa umurlarında değil...&lt;/p&gt;  </description>
            <pubDate>Sun, 29 Jul 2007 14:13:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ŞARKILARLA ANLATIM BOZUKLUKLARI-MİLLİ EĞİTİM MÜFREDATINA UYGUN DEĞİLDİR</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/sarkilarla-anlatim-bozukluklari-milli-egitim-mufredatina-uygun-degildir_3729341.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/sarkilarla-anlatim-bozukluklari-milli-egitim-mufredatina-uygun-degildir_3729341.html</guid> 
            <description>
     &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şarkıları anlamamız ne zordur bazen. Bu, çoğu zaman sözlerin hızlı akıp gitmesinden kaynaklandığı gibi benim başıma aynı sıklıkta gelen , şarkıda ne denmek istediğini anlamamamdır. Bir yerde gereksiz sözcük kullanma, kelimeleri yanlış yerde kullanma, anlamca çelişen sözcükleri bir arada kullanma, gereksiz yabancı kelimeler kullanma, mantık hataları, özne yüklem, yüklem nesne uyumsuzluğu derken, anlatım bozukluklarına takmış biriyseniz yandınız demektir...&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Uzun süre Burak Kut &amp;#8216;un neden &amp;#8216;Gofretçi&amp;#8217; oldugunu çözmeye çalıştım. &amp;#8216;&amp;#8217;Gofret gofret gofret çiyizzzzz&amp;#8217;&amp;#8217;. Bakıyorum başka bir yerinde farklı bir şekilde söylüyor ama eminim yine gofretçiyiz diyor, kendime&amp;nbsp; de toz konduramıyorum hani,&amp;nbsp; vurguyu başka yerede yapıyor, ben kaçırıyorum diyorum. Öğrendim aslını, itiraf ediyorum; yine anlayamadım, anlayamadığım şeyler haneme ekledim:Komple bitiz, komple tikiz, komple kritiz ne demek yahu, hadi yanlış yazılmış diyelim, tikkyiz, bitiğiz, kritiğiz demek istemiş olsun, yine anlamıyorum yine anlamıyorum.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Konsantrasyon sorunu var bende, ilgim dışında yogunlaşamıyorum, maalesef bu tür anlatım bozukluklarıyla uğraşmak zorunda kalıyorum elimde olmadan olmadık yerlerde, kulağımı kapayamıyorum bir dolmusta çalan şarkıda &amp;#8216; Oyle bir yanlış yaptın ki bana, yüzüne bakmaya utanıyorum&amp;#8217; denmesine. İçimdenden bağırıyorum, &amp;#8216;&amp;#8217;amaaa yanlışı o yaptııı, sen neden utanıyorsuuunnn&amp;#8217;&amp;#8217;...Hep içimden bağırırım ben...&amp;#8217;Seni seve seve çok seve seve seviyorum&amp;#8217; diyor yahu, nasıl bağırmayacaksın. &amp;#8216;Seve seve&amp;#8217; pekiştirme sıfatı mıdır &amp;#8216;kıpkırmızı&amp;#8217; da olduğu&amp;.. ( &lt;a href=&quot;http://joysorrow.blogcu.com/sarkilarla-anlatim-bozukluklari-milli-egitim-mufredatina-uygun-degildir_3729341.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 27 Jul 2007 21:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ARABESK KEYİFLİDİR</title>
            <link>http://joysorrow.blogcu.com/arabesk-keyiflidir_3726291.html</link>
            <guid>http://joysorrow.blogcu.com/arabesk-keyiflidir_3726291.html</guid> 
            <description>
   &lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Herkesin bir arabesk kültürü olmalıdır bence, Hiç de depresif şarkılar değillerdir gerçekte, keyiflidir ve de bir olay örgüsü vardır, yani biz şarkıyı dinlerken neye dayanarak yazıldı bu sözler anlayabiliriz, kişi sevdi mi, sevildi mi, terk mi edildi, ihanete mi uğradı? İçi dışı birdir, olduğu gibi aktarılır bize, bela okumak geliyorsa içinden, bela okur mesela, hangi sanat dalında vardır bu sorarım, hangi sanat müziği bu kadar bizi yansıtır, hepsi bir nezaket peşinde değil midir, tennen nerenen..Bir bahar akşamı rastladım size? &amp;#8216;&amp;#8217;Neden bana hala &amp;#8216;siz&amp;#8217; diyorsun anlamıyorum Sezai, çok soğuksun&amp;#8217;&amp;#8217; dedirtir adama. Yeri gelmişti az evvel arabesk şarkılarımızdan bir örnek verelim, arabesk kültürü olmayanlara, olup da bu şarkıyı bilmeyenlere klibiyle birlikte&amp;nbsp; araştırmalarını tavsiye ederim.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;b&gt;bir sehrin sokaklarinda yuruyorum &lt;/b&gt;&lt;b&gt;bir kapinin onunde duruyorum &lt;/b&gt;&lt;b&gt;zile basiyorum &lt;/b&gt;&amp;nbsp; &lt;p&gt;yazıldığı gibi hızlı ilerlemiyor şarkı tabii, duraklamalar uzun, Ferdi ağabeyimiz zile ba.. ( &lt;a href=&quot;http://joysorrow.blogcu.com/arabesk-keyiflidir_3726291.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 27 Jul 2007 15:26:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://joysorrow.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>