2/8/2007
BAKKAL DEFTERİ
Bizde esnaf olmak biraz kolay mı ne sanki ya da esnaf olma bilinci henüz uyanmamış mı insanlarımızda bilemiyorum. Esnaf olmanın püf noktasının sabah erkenden kepengi açıp, sabah bereketini kaçırmamak olduğunu söylemişti küçükken annem bana, benim esnaf olacağım ihtimalini mi düşünmüştü de bunu söylemişti bilmiyorum ama annemin diğer bütün özlü sözleri gibi bu da kaldı aklımda. Kepengi erkenden açmayı bırak, gün içinde bir bakkalı, bir ayakkabı tamircisini, efendime söyleyeyim (efendi ile de neden konuşulur laf aralarında anlamam) bir terziyi dükkanında bulabilmemiz ne mümkün. Ne zaman bakkala insem kapıya yapıştırılmış eğreti bir kağıt parçası karşılıyor beni: Namazdayım, gelicem...Karşı dükkandayım, on dakkaya geliyorum...Cenazedeyim...
Uzunca bir süre bunu bir eğlence haline getirip acaba bugün ne yazdı bakkalım
kapısına diye merakla iniyordum aşağıya, sonra her güzel şey gibi bundan da sıkıldım, heyecan bitti, bakkalla ilişkimizi gözden geçirdim ve inip çıkmaları bitirdim.Artık telefonla iletişim kuruyoruz sadece, arıyorum, bir ihtimal cevap verirse telefona ‘’Müsaitseniz size ekmek almaya gelecektim 10 dakikaya kadar’’ diyorum. ‘’Tamam, toptancıya gidicem, çabuk geleceksen gel’’ diyor. Panik içinde ‘’o halde sepet uzatıyorum, daha hızlı olur işlem’’ diyorum. Ekmeğimi alıyorum ya, olsun...
0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!