12/10/2007
HİÇ UNUTMAM
Herkesin bir hikayesi vardır. Bugün bayram! Erken kalkalım tamam, giyelim en güzel giysilerimizi tamam, elimizde taze kır çiçekleri, üzmeyelim annemizi bu da tamam. Ama ne olur eski bayram hikayeleri anlatmayalım birbirimize…Ne olur TV programlarında ünlü konuklara, unutamadıkları bayram hikayelerini sormayalım…Annemin sabahın köründe ayağa dikmelerini, bayram yemeğinin akabinde hiçbir zaman bozulmayan sırayla akraba ziyaretlerini, bir türlü mantığını anlayamadığım el öpmeleri, eve gelen misafirlere şeker kolonya tutulurken çocuk misafirlerin kafalarına kolonya dökmeleri, o çocuğun gözüne kaçan kolonya yüzünden ağlamaya başlamasını, bir tane şeker alan misafire ikinciyi alması için yaptığımız baskıları, tam bitti derken bir diğer ziyaretçi takımının damlamasını, bazen bütün ayrı takımların sözleşmişçesine aynı anda eve akın etmelerini unutmam ne mümkün…Eski Ramazanlar…Biliyoruz, başkaydı…Vallahi biliyoruz…
Unutmadığınız bayram hikayeniz? Evet tabii, şimdi eski bayramlar başkaydı tabii…
Unutmadığınız bayram hikayeniz? Kalmadı eski Ramazanlar!
Unutamadığınız bayram hikayeniz? Yeni alınan kırmızı ayakkabımı yastığımın başına koyup uyumuştum.
Unutamadığınız bayram hikayeniz? Milli mi, dini mi?
Unutamadığınız bayram hikayeniz? Birgün hiç unutmuyorum bayrammış…Unutmuşum..İşte o günü hiç unutamıyorum…